Denizli'deyim, şantiyede.. Ne işin var demeyin, yarın ISO 9001 Şantiye denetimimiz var.
Son iki hafta içerisinde üstlenmiş olduğum görev üzerine ISO denetim sürecinden sorumlu hale geldim. Aslında belliydi böyle olacağı, ben olmamasını umuyordum sadece, gözüm korktuğu için. Yanlışmış meğer, çok da keyif alarak yapabilirmişim ben bu işi.
Nitekim cuma gecesi bindim otobüse Denizli'ye geldim. İki günde hazırlıklarımızı gözden geçirdik ve artık tamamız. Şimdi dinlenme zamanı derken yağmur başlamaz mı??
Benim gibi sonbahar aşığı bir insan başka ne isteyebilir ki... Ormanın içindeyim, yağmur yağıyor, hafif meltem esiyor, ben çayımı almışım çardakta oturuyorum.. Kafamı boşaltmaya ihtiyacım vardı ne zamandır, huzur bulacağım yer burasıymış meğer...
Hadi yağ yağmur, damlalarınla aklımı, ruhumu, kalbimi temizle...
30 Kasım 2012 Cuma
Günün Sözü
Yaz Aşkı'nda gördüm aşağıdaki metni... Ezberlenmeli!..
"Kimi şeyleri başkaları için yaparsan, sonunda kendini o insanların sana müteşekkir olması, seni takdir etmesi gerektiğini düşünür halde bulursun. Ama kendin için yaparsan, başkalarının başka şekilde tepki vermesini beklemezsin."
Mutluluk Projesi, Gretchen Robins
27 Kasım 2012 Salı
Sevgili Dünya
Ne olur bir dur artık, bir sakinleş...
Yeter gerçekten yeter!
Benden istediğin nedir onu da anlamadım ki.. Ben ne yaptım sana???
Sen, Dünya; kötüsün, salaksın, aptalsın..
Sen, Dünya; kötüsün, salaksın, aptalsın..
25 Kasım 2012 Pazar
Bu Ülkede Kadına Şiddet Bitmez
Senin dizi manyağı kanallarından birinde gösterilen, "Türkiye'nin en çok seyredilen dizilerinden" birinde,
bir baba...
oğluna...
"senin de, annen olacak o o.... da" diyorsa...
Ve bu repliğe hiçbir ceza, eleştiri gelmiyorsa,
Bu ülkede kadına şiddet bitmez!
Bu benim sadece kanal değiştirirken denk geldiğim bir replikti. Tüm bir dizide daha ne inciler vardır Allah bilir. Yazık, sadece yazık...
22 Kasım 2012 Perşembe
Library of Stuff
Merhaba,
Sizlere bir arkadaşımın projesini tanıtmak istiyorum. Bu proje bir yarışma için hazırlandı. İstanbul'da yapılan yarışmada birinci seçildiler ve uluslararası yarışmaya katılmaya hak kazandılar. İşte kendi ağzından yarışma, hazırlık süreci ve yaşananlar... Daha fazlası için şahsi blogunu takip etmek istersenizzzzz: Ağaç Evde Bir Peri
Gecen haftasonu, Library of Stuff projemizle Istanbul Startup Weekend birincisi olduk. Önumuzdeki hafta boyunca Global Startup Battle denilen bir oluşumda uluslararası olarak yarışıyoruz.
Library of Stuff, online ve mobil hizmet sunan ve kar amacı gütmeyen bir platform. Ödunç alma ve ödünç verme esasına dayanan bu projede, siteye üye olarak ihtiyacınız olan bir ürünün çevrenizde en yakın kimde olduğunu bulabilecek, almakta kararsız olduğunuz ürünleri deneyebilecek ya da elinizdeki eşyaları komşularınızla, arkadaşlarınızla ve hatta yabancılarla paylaşabileceksiniz. Ürünlerin bir kenarda tozlanmasi yerine yeniden hayat bulmalarını sağlayarak tüketimi azaltmak ve doğaya katkıda bulunmak da hedeflerimizden biri.
22 Kasım ve 28 Kasım arasında gerçekleşecek ve ilk 15in facebook halk oylaması ile belirlendiği Global Startup Battle'da videomuza oy vererek bizi desteklemek için bir hafta boyunca her gün (olmadı hafta boyu aklınıza geldikçe) yapmanız gerekenler şöyle:
- http://bit.ly/
GlobalStartupBattle Facebook sayfasını açın ve beğenin. - Library of Stuff videosunu bulun. ( ya da direk buraya tıklayın http://bit.ly/VXsjPA)
- “Vote” tuşuna basarak oy verin!
Fikri çok pek çok beğendim derseniz de Facebook sayfamızı beğenip paylaşabilirsiniz: www.facebook.com/Libraryofstuff
Websitemizi ziyaret ederek gelişmelerden haberdar olmak icin eposta adresinizi bırakmayı unutmayın!: www.lofstuff.co
Şimdiden teşekkürler...
Şimdiden teşekkürler...
ALES de bittti, sıradaki..
Herkese merhaba,
ALES sınavına girdim, söz verdiğim gibi geçtim blogumun başına.
Sınava girme kararım ani oldu diyebilirim. Hani geçen bayram yazmıştım ya, otobüste yol arkadaşımla çok iyi arkadaş olduk diye, sohbet konularımızdan birisi de master yapmaktı. Ben kendisine bunu yapmayı hep istediğimi; fakat sınavı gözümde büyüttüğümü söylemiştim. Kendisi de çok cesaretlendirmişti beni. Kızının bebeklik döneminde tamamladığı doktora programını anlattı. "Yapılamayacak bir şey yok" dedi. 1-2 aydır çalışıyordum bu sınava, çok sefer bırakmak, vazgeçmek geldi içimden. Her seferinde onun sözleri çınladı kulağımda. Bana güç verdi ve sonunda büyük gün geldi.
Sınav korktuğum gibi olmadı. Ya iyi hazırlanmıştım ya sorular kolaydı ya da hiçbir şey yapamadım bilmiyorum. Bunu sonuçlar açıklandığında anlayabileceğim. Master konusunu ise düşünüyorum. Okulların başvuru dönemi Aralık ayında başlıyor; ancak bunu aceleye getirmek istemiyorum. Şimdilik bekleyelim bakalım biraz.Paris'e gelince.. Vay be üzerinden 1 ay geçti bile. Paris'te sonbahar.. Hayal etsem ancak bu kadar güzel bir zamanda gidilebilirdi. Sarı sonbahar yaprakları, inceden atıştıran yağmur, park etmiş bisikletler, renkli şemsiyeler, sıcacık espresso ve yanında çikolatalı kruvasan.
Kısa kısa girişler yapayım ki bunca aradan sonra bunaltmayayım sizi. Daha o kadar çok resim var ki, bir gün onlara da sıra gelir belki.
31 Ekim 2012 Çarşamba
Bayram
Biz Paris'e gittik geldik, bir güzel gezdik, bol bol fotoğraf çektik, löp löp hamur işlerini götürdük, saatlerce yürüdük. Yaptıklarımızı yazayım anlatayım çok istiyorum; ama vakit?
11 Kasım'da ALES sınavına gireceğim. Şimdilerde eve gider gitmez dersin başına oturuyorum. Siz önce bana şans dileyin, ben de sonra bool bool post yazayım, anlaştık mı?
Geçmiş bayramınızı kutlarım, sevgiler...
11 Kasım'da ALES sınavına gireceğim. Şimdilerde eve gider gitmez dersin başına oturuyorum. Siz önce bana şans dileyin, ben de sonra bool bool post yazayım, anlaştık mı?
Geçmiş bayramınızı kutlarım, sevgiler...
10 Eylül 2012 Pazartesi
5 Eylül 2012 Çarşamba
24 Ağustos 2012 Cuma
Bayraamm
Bu bayramda ben çook sevindim, çook da üzüldüm.
Üzüldüğümde şunları düşündüm;
1) İnsan ruhundan en iyi anlayan hayvanın at olduğunu söylerler; ama bence kedilerin de analiz konusunda atlardan geri kalır yanı yok.
2) Yüzleri, halleri, hareketleri birbirine benzeyen insanların karakterleri de benzer mi?
Biliyorum bence de saçma; ama düşündüm işte.
Bayram için annemlerin yanına giderken otobüste bir yol arkadaşı edindim. Tesadüf, yanımdaki koltukta oturan bayanla o kadar iyi anlaştık ki otobüs bizden nefret etti :) Bu bayramın en güzel yanı onu tanımaktı herhalde..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


