Sevgililer Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevgililer Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2010 Pazartesi

Muhteşem Haftasonu

Geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar uzun zaman unutulamayacak günlerdi. Çok ama çok güzel bir haftasonu geçirdik Sevgilimle..

Cuma günü iş çıkışı ofisten bir arkadaşın verdiği ev partisine gittik. Partiyi veren kız İspanyol, stajyer olarak 3 aylığına Türkiye'de. Çok tatlı, çok şeker bir kız. Bize tortilla yaptı, patatesli, soğanlı omlet de diyebiliriz :) Yine de çok lezzetliydi..

Cumartesi günü sabahtan ofisteydim. Annem mesaj attı, yaklaşık 2 hafta önce sipariş ettiğim yoga CD'lerim gelmişti :) Birkaç yıl önce TV8'de Yoga TV isimli bir program yayınlanıyordu, sonra Digiturk'te de gösterildi. Ben o program sayesinde yogayla tanıştım ve özellikle Chi Yoga'yı çok sevdim. Geçtiğimiz günlerde program sunucusu
Kris Mcintyre'ın bloguna rastladım ve yeni bir DVD çıkarttıklarını gördüm, hem de Fitness Yoga. Tabiki hemen sipariş verdim ve işte o CD'ler Cumartesi günü teslim edilmişti.

Ofisten 14:00'te çıktım, Sevgilimle Bahçelievler'e gittik. Yemek yedik, biraz dolaştık. Ordan Armada'ya geçtik. Geçen haftasonu Tunalı'daki İnci'de bir ayakkabı beğenmiştim; fakat alamamıştım. 1 haftadır aklım sürekli o ayakkabıdaydı ve bu haftasonu almaya karar verdim. Armada'ya baktım, yoktu. Hemen fırladık Tunalı'ya gittik. Ve işte orda duruyorlardı, 1 haftadır rüyalarımı süsleyen minik, sade ama "ben burdayım" diyen ayakkabılarım. Hemen denedim, normalde ayak numaram 37 olmasına rağmen bu ayakkabının 35 numarasını aldım. Kalıpları genişmiş... Ben ayakkabıyı denerken satıcı çocuk ordan "ayakkabılarınızın herşeyi var, tek eksiği sizsiniz" demez mi? Tabiki o eksiği hemen tamamladım; ama bu sefer başka bir yerde eksiklik oluştu, 189 TL kadar :) (Sezon fiyatı 400 TL imiş) Olsun herşeye değerdi.. Pişman değilim!!!

Ve işte muhteşem ayakkabılarım......... =====> Resim geleceeeekkk :)))

Pazar günü hızlı başladı. Kahvaltıdan sonra hemen banyoya girdim, lakin saçlarımı kestirecektim o gün. Dedem sayesinde Hakimevi'nde üyeliğimiz var. Oranın kuaförü hem çok ucuz hem de çok güzel kesiyor. Saçlarım epey uzamıştı, sırtımın ortasına kadar geliyordu. Boynum hizzasında küt bir şekilde kestirdim. Önden de perçem kestirdim, çok sevimli oldu.. :)

En önemlisi Sevgilimin beğenmesiydi ve o deli oldu, bayıldı!! "Artık saçını uzatmak yok", dedi, "ya ama düğüüüünn?? orda topuz yaptıracağııımm", dedim, "tamam ondan sonra uzatmak yok o zaman", dedi. Kısa saçı ben de çok seviyorum aslında. Daha modern duruyor, saçlarım daha sağlıklı görünüyor ve daha kullanışlı olduğunu düşünüyorum. Daha şimdiden herkes boyattın mı diye soruyor. Ben öyle çok uğraşmayı, şekil vermeyi beceremem. Ya fön çekerim, ya toplarım, ya örerim, ya da topuz yaparım. Böyle olunca ne anlamı kaldı uzun saçın..

Sevgilim o kadar çok beğendi ki içinden fotoğraf çekmek geldi, hemen çıktık, Seğmenler Parkı'na gittik. Benim bu parka ilk gidişimdi. Elele dolaştık fotoğraflar çektik, üşüdük, eve döndük. Sevgilimin ablası da pişi ile elmalı tart yapmıştı, sıcak çayla akşamüstü kahvaltımızı yaptık. O kadar çok yemişim ki akşam başka birşey yemedim.

8 gibi evdeydim, gece gece bir hamaratlığım tuttu ki sormayın! Kardeşim banyoya girmeden önce çamaşır makinesini çalıştırdım, o yıkanırken odamı topladım, kıyafetlerimi katladım, dolaba yerleştirdim. Kardeşim banyodan çıkınca ütü masasını kurdum. 10:30'a kadar 3 sepet ütü yaptım. Muhteşem bir ütümüz var evde, sadece buharla, ütüyü kıyafete hiç değdirmeden dümdüz yapıyor, öyle kolay ki..

Tabi bu işler bittiğinde benim de işim bitmişti. Yayıldım koltuğuma, yaptım çikolatalı kahvemi, aldım Negro'mu, bir yandan da etaminimi işlemeye başladım, ooooohh dedim, hayat bu :)

Etaminim bitmek üzere, yakında tüm dünyaya göstereceğimm!!....


Bu Pazar Sevgililer Günüydü, geçen yıl o gün Sevgilimle aramızda epeeey bir kilometre vardı; ama ne güzel ki dün yanyanaydık. Dün içinse sadece şunları paylaşmak istiyorum, beni ağlatan bir röportaj : Hakkı Devrim - Ayşe Arman

Sevgiyle, Aşkla kalın....

23 Şubat 2009 Pazartesi

Kaldı 82 gun...


Bugun itibariyle Şafak 82...
Yarın plakalara başlayacağız :)) Bugün ilk iş Türkiye'nin İl Haritasını indirdim internetten. Bir de plaka listesi oluşturacağım.. Gün gün karalar dururum artık. Şu ana kadar -100 den beri- Gmail'e yazıyordum. Yarın Düzce'deyiz. Bir itiraf yapmam gerekirse bugune kadar 81 plakalı ilin Osmaniye olduğunu düşünüyordum hep. Meğer en son ilimiz Düzceymiş. Öğrenmenin yaşı yok ;)

Çok güzel bir haftasonu geçirdim. Hem eğlendim, hem çok dinlendim, hem de çok mutlu oldum. Cumartesi günü ofisten çıktıktan sonra annemlere gittim, yemeğe davetliydik. Ben gittikten yaklaşık 1 saat sonra annemler ve dayımlar geldiler. 3 aile güzel bir yemek yedik. Biriciğimiz sofrada değildi; ama hepimizin aklında ve gönlündeydi. Uzun sohbetler ettik, çaylar kahveler içtik, güldük eğlendik.

O gece ben annemlerde yatıya kaldım. Nişanlım askere gitmeden önce birkaç gece kalmıştım; ama bu sefer ilk kez tek başıma kaldım. Çok da güzel oldu; epey geç yattık, ama gece o yatakta tek başına yatmak çok zordu.. Ben de kalktım Sevgilimin parfümünü sıktım hafifçe, onu koklaya koklaya uyudum. Hep kollarını bana sardığını hayal ettim. Hayali bile kendimi güvende hissetmeme, mışıl mışıl uykuya dalmama yetti.
Birlikteliğimizin ilk zamanlarından beri başımı ne zaman göğsüne yaslasam esnemeye başlar, uyurum. Hani insanın morali bozulur, canı sıkılır ya, öyle zamanlarda ben başımı onun yüreciğine dayarım, o da bir koluyla beni sımsıkı sararken diğer eliyle saçlarımı okşar, hiçbirşeyciğim kalmaz o zaman.. İşte Cumartesi gecesi de öyle huzurlu hissettim kendimi Biriciğimin kollarında..

Pazar sabahı saat 10 civarında kalktım, güzel bir kahvaltı yaptık. Sokaktan simitçi geçti, simit aldık biz de. Bizim evimiz bir site içinde, bu nedenle simitçi vs girmiyor. Sokaktan geçen simitçinin sesi, sıcak sıcak simitler çok hoşuma gitti bir anda. Benim Ördekim de çok sever simidi. Hele yanında çay ve peynir de oldu mu.. Aa bir de zeytin tabiki :)) Zaten oralarda en çok zeytini özlüyormuş, güzel değilmiş zeytinler. Bir de son zamanlarda canı çok balık istiyor. Nasıl gönderilir balık bilmiyorum ki!!.... Konserve ton balığı falan mı göndersem acaba? Orda da markette satılır herhalde, çarşıya çıktığı zaman alabilir belki.

Pazar günü saat 3'e kadar annemlerde oturdum. Sonra dolmuşla eve dönerken annemleri aradım. Onlar da çarşıya inmişler, markette buluştuk beraber döndük eve. Çok denk geldi ve güzel oldu yani.. Eve gider gitmez banyoya girdim; ama nasıl bir banyo. Dünü spa günü ilan ettim kendime. Televizyondan aldığımız bir Spa setimiz vardı. Pilli bir alet, ucuna farklı ekler takıyorsun, kimi gözenekleri açıyor, kimi masaj yapıyor, kiminin üzerinde ponza taşı var. Teker teker onları kulandım. Tam 1 saat sürdü banyom; ama çıktığım zaman o kadar rahatlamıştım ki.. Hemen yüzüme maske yaptım, vücuduma kremler sürdüm, misler gibi oldum. Saçıma da fön çekmemle Pazar günlerinin en yorucu, uğraştırıcı faslı bitmiş oldu. Böylece önümde koooooocaman bir akşam kaldı.

Gece Lost'un tekrarlarını izledim korka korka. Sezon finalini gösterdiler bu haftasonu, önümüzdeki hafta da yeni sezon başlayacak. Minik Sevgilim 4üncü sezou da izleyememişti, 5i de izleyemeyecek. 4. sezonun CDleri de çıkmadı daha. Çıkar çıkmaz alacağım, sonra benim Bi'tanecik Sevgilim gelecek, biz yatağımızda cips yerken, kola/kahve içerken dizimizi izleyeceğiz. Sonra uyuyakalacağız, birlikte uyanacağız.. Daha güzeli bunu bir ömür kendi evimizde yapacağız.. Oley!!..

İşte böyle güzel bir haftasonunun ardından yeni haftamıza başladık.Haftaya bir başladık mı, hele de Çarşamba geldi mi, günler çabucacık geçiveriyor. Önümüzdeki pazartesi şafak 75 olacak :) Bu aradaaa, ben Biricik Sevgilime çok güzel bir sürpriz hazırlıyorum. Bu aralar elişi olarak etamine fena halde takmış durumdayım. Aşkımın yemin töreninde çektirdiğimiz fotoğraflardan birini etmine işleyeceğim. Cumartesi günü ofisten çıkınca bir de çarşıya uğradım, etamin kumaşı aldım. Yarın resmi bastırıp iplik alacağım. Sonra da hızla işlemeye başlayacağım. Şu an yaptığım bir set var aslında; ama biraz adi bir set. Yani, iplikleri çok ince, hiç tok durmuyor, etamin desen aynen plastik, hiç güzel görünmüyor.. Alıştırma olması için almıştık, epey de öğrendik; ama görüntüsü hoşuma gitmiyor artık. Ben de kendi el işimi yapmaya karar verdim. Fotoğrafımızı bitirince farklı şeyler de deneyeceğim, mesela evimiz için "Welcome" Panosu yapmak istiyorum. Üzerinde horoz, civciv, ördek vb olabilir, turuncu, sarı göz alıcı renkler olur diye düşünüyorum. Bakalım artık zamanımın ve sabrımın yettiği yere kadar gideceğim!! :)

Yine uzuuuun uzun anlattım günlerimi. Bu arada bir önceki Cumartesi Sevgililer Günüydü. Tüm aşıkların Sevgililer Günü kutlu olsun, Aşkınız hiç solmasın, herkes mutlu olsun...

Sevgiler...