bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2014 Pazar

Rahat Uyu Kukiş...


Blogumda da birkaç kez yer verdiğim güzel köpeğimizi tam yılbaşı arifesinde, 29 Aralık'ta, kaybettik.



Birkaç günlük durgunluğun sonunda bir sabah ilk dolaşması için bile dışarı çıkmak istemeyince babam veterinere götürmüş. On iki parmak bağırsağında yırtık varmış, ne zaman oluşmuş bilmiyoruz. Kanama olmuş, kan midesine dolmuş. Anemi tespit etmişler, hem de anemide düşük sayılan seviyenin bile yarısı kadar daha azmış vücudundaki kan miktarı. Kan verdiler hemen sonra ameliyata aldılar, pazartesi oluyor bu. Ameliyattan 36 saat sonra bile anemi yüzünden yaraları hala kanıyordu, pıhtılaşmıyor kanı. Kan değerleri düşmeye başladı yine. Bunun üzerine bir daha kan verdiler. Köpeklerde kan grubu çok genişmiş bu yüzden tam grubunu tespit edemeden Rh'ına bakarak kan veriyorlarmış. Böyle yapıldığı için de köpeklere ikiden fazla sefer kan verilemiyormuş, vücutları kaldırmıyormuş. Çarşamba günü ikinci kez kan verdiler. Perşembe sabahı çok kritikti ama sonuçları iyi geldi. Ona moral olsun diye annemlere evden bir eşya götürmelerini önerdim. Yastığını götürmüşler, annem de yol boyu kokusu sinsin diye üstüne sürmüş yastığı. Öyle sevinmiş ki.. Koklamış, yalamış, üstüne yatmış.. Cuma sabahı biraz düşme oldu değerlerinde. Bu arada cuma gününe kadar hep serumla beslendi. Cuma ilk kez yumuşak mama yedi. Annemden tavuk göğüs haşlamasını istemişler, onu götürdük ama yemedi. Kansızlıktan o kadar yorgun ki yemek yemeye takati yok. Cumartesi sabahı da kan değerleri biraz düşük geldi. Bu arada yine anemi nedeniyle taşikardi başladı, kalp vücuda daha fazla kan pompalamak için daha çok açılıp kapanıyormuş. Bizi görünce heyecanlanıyor diye bir süre görmeye gitmedik. Nefes alırken ötüyordu, hani burnun tıkalıyken nefes alırsın da ince bir ıslık sesi çıkar ya, onun gibi. Bu arada akciğerlerde ödem oluşmuş, onun tedavisi için kortizon vermeye başladılar. Yine cumartesi görmeye gittiğimizde karaciğerde de arıza çıktığını söylediler. Bir de kanda üre miktarı artmaya başlamıştı. Cumartesi akşamüzeri babam-annem-kardeşim de görmeye gitmişler, o gün de yemiş tavuğunu. Pazar sabahı için tekrar tavuk götürmek üzere yola çıktıklarında, veterinere ulaşmalarına 10-15 dak. kala Kukiş'i kaybettiğimizi söylemek için aramışlar.

Solunum yetmezliğinden olmuş. Son anlarında bilincini kaybetmiş, bu yüzden acı çekmemiş. Zaten hızlı gelişmiş. 1 haftalık hastalık - veterinerde kalma süreci olduğundan şahsen ben kendimi bu fikre alıştırmıştım biraz, bir de cumartesi görmeye gittiğimizde çok bitkindi.. İnsan sesli söyleyemese de kalbine bir sızı yerleşiyor..

Pazar sabahı 9'da annem aradı, "isterseniz son kez görmeye gidin" dedi. Çok zor bir şey onu orada öyle yatarken görmek.. Hep yaptığı gibi uyuyor sanki, ama nasıl ağırlaşmış vücudu.. Patilerinin altını koklamak istedim son bir kez; fakat ayağını kaldırmak ne mümkün! Öptüm, sevdim, o kadar küçük ki bedeni..

Daha sonra doktor arkadaşlarımla konuştuğumda bu yırtığın stresten meydana gelebileceğini söylediler, ülser yani.. Salak sanki dünyanın yükünü omzunda taşıyor! Neyi dert ettin kendine de bu hale geldin Miniğim? Değer miydi diyeceğim ama ne fayda...

İşte 2013ü biz böyle kapattık.. Şimdi o çok sevdiği uykusuna kavuştu.. Huzur içinde uyusun. Bu arada kendisini annemlerin evinin bahçesine defnettik, erik ağacının altına. Oraya gelene kadar hepimiz çok üzgündük; ama defnedildikten sonra hepimizin içini bir huzur kapladı, çok garip. Belki yine evine, ailesine geldi diye.. Tabii kardeşimle bu fikri ortaya atarken annemle babamın sürekli gidip onunla konuşacaklarını öngörememiştik; ama olsun o kadar..

Onunla çok güzel 11 yıl geçirdik. Yılbaşı da doğum günüydü üstelik! O da mutlu bir hayat sürdü diye düşünüyorum. İlk geldiği gün evde yalnız kalmıştık Kuki ile ben. O zamanlar da hep söylenen "koltuklara çıkmasına izin vermeyin". Tabii bu Kukicik ilk iş koltuğa çıktı yayıldı.. Ben karşısında yırtınıyorum "in aşağı" diye, o hiç tınmıyor bile, arada bir bi diş gösterdi sonra vurdu kafayı uyudu. O gün "bununla 15 sene nasıl geçecek" diye düşünmüştüm, ama gel gör ki rüzgar gibi geçti. Veteriner bu olay olmasaydı 5-6 yıl daha yaşardı dedi, sağlıklı bir köpekmiş. Sırayla yaşadığı sorunların hepsi başlı başına birer hastalıkken o hepsiyle aynı anda mücadele etti ve dayandı da.. Kurtulsaydı bundan sonra hep ilaç tedavisi görecekti, başta da söylediğim gibi en azından acı, sefalet çekmedi.

Hoşçakal güzel kızımız, seni çok seviyoruz, çok özlüyoruz. Yerin hiç dolmayacak...
Ailen..


21 Eylül 2011 Çarşamba

Çiçeklerim

Bahçe işini çok sevdim, gerçekten çok sevdim.

Bitkilerimin minik minik çiçekler açmasını, sararan yaprakları toplayınca taptaze, yemyeşil görünmesini, çimleri yabani otlardan ayıkladıktan sonraki pürüzsüz, dingin görüntüsünü, hepsini çok sevdim.

Geçen haftasonu sardunyalarıma sardırdım. Teker teker temizledim hepsini, topraklarındaki çer çöpleri, taşları ayıkladım. Nar çiçeği renkli sardunyam tamamen kurumuştu, onu söktüm, bir baktım dibinde 2-3 küçük yaprak. Diğer sardunyam daha büyüktü, üzerinde çiçekleri vardı pembe pembe. Küçüğü de aldım yanına koydum, "sen de büyüyeceksin, onun gibi olacaksın, çiçekler açacaksın" dedim. İnanmayacaksınız ama daha akşamına yaprakları irileşmişti! Şimdi üzerinden 1,5 hafta geçti ve bayağı bayağı bitki oldu. Ablaları abileri bir görseniz nasıl hevesli büyüyüp çiçek açmak içinnnn...

İşte bu da resmiiii..

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Haftasonuu

Bu haftasonu Sevgilim İstanbul'da eğitimdeydi. Ben de fırsat bu fırsat ona bir sürpriz yapmak istedim.

Bahçemiz yeşillendiğinden beri bizde bir ilgi bir alaka. Sabah kalkıyoruz bahçeyle, akşam yatıyoruz bahçeyle. Tatile gittiğimizde de sitenin bahçivanına emanet ettik; fakat geldiğimizde birçok yeri sararmıştı. Geldiğimizden beri düzenli sulayarak bu sorunu da azalttığımızı düşünüyorum ama bu sefer de yabani otlar coştu! Evet, ben de Kocacığıma sürpriz yapıp onun yokluğunda bahçemizdeki yabani otları temizlemek istedim. Malum haftaya doğumgünü ve tüm aile bizde toplanacağız. Onlar da kötü görmesinler değil mi?

Cuma akşamı işten gelmemle üstümü değiştirip kendimi bahçeye atmam bir oldu. Saat 7de başladım desem 9a kadar, yemeden içmeden otları söktüm durdum. Bahçenin 1/3ünü bitirdim. Sanmayın ki bahçe çok büyük de ondan ancak bu kadarını yapabildim, maalesef otlar çok fazla. Tekrar çıkmasın diye köklerini bulmaya çalıştım, bazıları çok güçlüydü onları sökmeye çabaladım derken bende ne tırnak kaldı ne birşey! Havanın iyice kararmasıyla eve girdim.

Cumartesi sabahı annemlere kahvaltıya gittim, oradan da Cepa ve Kentpark'ta dolaştık. Akşam 6da eve döndük, ben yine bahçeye giriştim. 1,5 saat de Cumartesi akşamı yaptım ama, bitirmemin imkanı yok. Yine de eli yüzü epey güzelleşmişti. Pazar günü ise Kocacığımla kalan yerleri de bitirdik, şimdi tertemiz bir bahçemiz var, baktıkça içim açılıyor! Fakat bende tırnak kalmadığı gibi bir de sağ işaret parmağımın kenarı nasır öncesi seviyede bir sertliğe sahip oldu :(

Bahçeyle uğraşmanın dışında bir film (Julie & Julia) bir de konser (Cem Yılmaz'ın Şefliğinde BİFO) izledim. Filmi başka bir postta uzun uzun yazacağım; fakat BİFO'nun CDsini mutlaka alıp izlemeniz gerek. Cem Yılmaz esprileri tabiki dorukta; ama parçalar, orkestra insanı coşturuyor. Tabi ayıptır söylemesi konseri 5+1de izleyince daha bir gümbür gümbür oluyor, öhöm öhömmm..
Bir de bu haftasonu izlediğim/ okuduğum şeylerden bir ders çıkardım: "Her başarılı kadının arkasında destekleyici bir koca vardır" Gerçekten de böyle bence ve ben de öyle bir kocaya sahibim, şanslıyım, mutluyum. Bir gün gelecek başarılı da olacağım! :)
Sevgiler...

15 Haziran 2011 Çarşamba

Evimizin Çimleri

Hani demiştim ya bahçemiz yeşillendi diye, yeşillendi yeşillenmesine de bir de mantar bürüdü çimlerimizi.

Hani biz rulo çim yaptırmıştık ya, bu çimlerin yeni yerlerine adapte olabilmeleri için bol bol sulanması, böylece en hızlı şekilde kök salması gerekiyor. Sulama yetersiz olursa sararmaya başlıyorlar. Biz de her sabah ve her akşam 20'şer dakika suluyorduk, bayağı da uzamıştı.

Geçenlerde bir farkettik ki bir mantar çıkmaya başlamış. Sabah gittik akşam geldik, bir baktık mantarlar 3 olmuş. 5-7-10 derken her yerden bitmeye başladı mı? Sulamayı biraz azalttık, çimleri biçtirdik, geçici olarak azaldı tabi. Yağmurlar da sağolsun, hormonlu mudur nedir, Cumartesi kesilen çimler bugüne uzadı! Nasıl iş bu anlamadık. Çimlerle birlikte mantarlar da uzadı tabi.

Toplanıp yenecek bir mantar olsa çorba falan yaparız en azından; ama emin de olamıyoruz. Anlayacağınız mantarlarla başımız fena dertte, hava biraz ısınsa da kökleri kurusa...

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Bahçemiz Yeşillendiiii

Evimize bahar geldi, yaz geldi.

Ta
şındığımızdan beri gözümüze batan, bahçemizin dağınık, ot bürümüş görüntüsü temizlendi sonunda ve yemyeşil çim oldu. Bahçe ile uğraşmak çok özen gerektirir. Sabah akşam sulayacaksın, yabani otları temizleyeceksin üstüne basmayacaksın vs. vs..

Ancak tüm bunların bir alternatifi var : rulo çim!!

2 hafta kadar önce karar verdik bahçemizi yaptırmaya. 16 metrekarelik orta büyüklükte bir bahçe, çitlerle çevrili, içi papatyalarla dolu. Önceleri üzülüyordum papatyalarımız gidecek diye ama bizim sıranın tamamında papatya olması içimi rahatlattı biraz. Sitemizin görevlisine söyledik, "ben sizin için çim araştırayım, o sırada toprağı dinlendirelim" dedi, ertesi gün bellemeye başladı. 1 hafta dinlendirdi bir daha alt üst etti toprağı, güzelce havalandırdı. Biz de beklemeye koyulduk.

Cumartesi akşamı misafirlerimiz gelecekti. Tam yemek telaşındayım, Sevgilim balkonda sigara içiyor, koşa koşa aşağı indi, "çimlerimiz geldii" diye seslendi. Gerçekten kısa rulolar halinde çimler geldi, yavaş yavaş, özenle serildi, üstlerinden silindirle geçildi. Tam bir saat uğraştılar tamamlamak için.

Bu çimler aslen Hollanda Büyükelçiliğine gelmiş, ithal çimmiş. Oradan artan çimlerin üzerine de biz konmuşuz, hihihi :))) Yani şimdi bahçemizde ithal çimler serili. Sabah akşam neredeyse göl olana kadar sulayacağız, ayda bir de biçilecek. Sonrası gel keyfim geell.... Kenarlarına da renkli renkli çiçekler ekersem çok tatlı olmaz mı?

Evimizin çitlerini de yenileyip beyaza boyamak istiyoruz. Onlar da tamamlanınca resim koyacağım. Sizi de çaya beklerim artık :)