müjde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müjde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2011 Perşembe

Yeni Bir Başlangıç

Bir parfümle başladı herşey ve onun günümü güzelleştirmesiyle.

Parfümden bir fıs sıktım, telefonum çaldı. Hiç beklemediğim bir yerden aradılar, çağırdılar beni.

Ertesi gün gittim apar topar, görüşmeler yaptım.

Bu sabah kalktım, yine bir fıs ve yine bir telefon. Herşey olumluymuş, Pazartesi bekliyorlarmış beni.

Teşekkürler Jean Paul Gaultier...


Bu arada mutlueller.blogspot.com katılmış aramıza.
Sayfasına baksanız öyle güzel fikirleri var ki hem çocuklar hem büyükler için...
Hoşgeldin :)

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Düğün Hazırlıkları - IV ~ Gelinlik Denemeleri - II

Sonunda oldu!!!
Sonunda giydiğimde büyülendiğim, hayallere kapıldığım, hatta prova odasından çıkıp Türk Japon Vakfı'na gittiğim bir gelinlik buldum.. Aslında bu kadar çok beğendiğim 3 gelinlik oldu ama içlerinden biri.. ahhhhh biri...

Lafı hiiiiç uzatmadan Beyaz Butik'te denediğim gelinliklerin resimlerini koyuyorum:
Efendim, ilk gelinliğimiz Fransız tasarımcı Cymbeline'e ait olmakla birlikte sade bir gelinlik üzerine giyilen Fransız danteli ile hareketlendirilmiştir. Fransız danteli gelinliğe hem nostaljik, hem de elegant bir hava vermektedir. Yakından bakmak isterseniz tıklayınnn.Bu ilk gelinliği facebook'ta bir arkadaşımda görmüştüm 2 sene kadar önce ve kelimenin tam anlamıyla bayılmıştım.. Resmini bilgisayarıma indirdim falan, o derece. Cumartesi günü Beyaz Butik'e gitmeden önce de resmine bakıyordum, "şöyle birşey yok ki" düşüncesiyle. Derken, Beyaz Butik'te asılı gelinliklere bakarken elimi ilk attığım yerden bu çıktı.. Ben şok içerisinde kalakaldım. Giyince de çok ama çok güzel oluyor, içinde olmak muhteşem bir duygu.

Eveeeett, geldik ikinci gelinliğimize.. Hayallerimin, rüyalarımın gelinliğine. Ian Stuart imzalı
Nocturne isimli gelinliğimiz tafta kumaştan oluşuyor. Bu resimdeki basit görüntüsüne aldanmayın lütfen, aslı hem renk olarak hem duruş olarak çok çok farklı. Hele bir kuyruğu var, Allah'ımmmmm... İşte bunu giydiğimde prova odasından çıktım, Türk Japon Vakfı'nın yolunda yürümeye başladım, mumlar arasında. Ian Stuart modellerini tasarlarken, İngiliz Kraliyet ailesinden ilham alırmış. Zaten bu gelinliği giydiğinizde kendinizi prenses sanmamanız imkansız!!! Hem gösterişli hem de o kadar sade ki.. Eteği toplayan çiçeği mesela hiç mi hiç göze batmıyor, ben normalde öyle çiçek böcek sevmem çünkü... Saça takılan çiçek fazla tabi, ben onu takmam. Nikah bitip düğün faslına geçildiğinde de o kocaman eteği yukarıdan tutturuyorlar. Gelinlik öyle hafif öyle şık ki.. İnsan kendini gerçekten bir İngiliz Prensesi zannedebilir. Ah, bir not daha, elbise küçük küçük Swarovski taşlarla işli.

Üçüncü gelinliğimiz Demetrios'a ait bir model. Bu gelinliğin de havası, güzelliği apayrı, yani ilk ikisini görmesek bunu çok çok beğenirdik, belki tamam bile derdik. Ancak, diğer ikisinin yanında bu daha genç işi kalıyor, yani nasıl anlatsam, diğerlerinin ağır ve zarif bir tarafları varken, bu daha "oturmaya mı geldik" havasında bir gelinlik. Askısında yine Fransız dantelinden işlemeleri var; fakat bence askıya takılan çiçek o danteli kapatmış. Bu yüzden bunu seçecek olursam yakasındaki çiçeği takmayacağım.

Sevgilime resimlerini gönderdiğimde içlerinde en beğendiği üçüncü gelinlik oldu. Şimdi gelelim yorum bölümüne..

Beyaz Butik'te 1 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında %70'e varan indirim olduğundan servet değerinde olan bu gelinlikler daha karşılanabilir tutarlara düşmüş; ancak yine de çok pahalı.. Biz bir terzi bulduk, kadın yıllarca Beyaz Butik'te terzilik yapmış, şimdi kendi yerini açmış. Annemin tanıdığı birkaç kişi de gelinliğini ona diktirmiş hep ve kadıncağız Beyaz Butik'tekilerin aynısını dikiyormuş. Şimdi tek umudumuz o kadın. Ondan olumlu ve uygun bir yanıt almayı umuyoruuummm...

Sevgilerr...

29 Haziran 2010 Salı

Düğün Hazırlıkları - III ~ Gelinlik Denemeleri

Eveeet, adım adım ilerlediğimiz hazırlık sürecindeki en önemli aşamalardan birindeyiz; gelinlik denemeleri. 20 Haziran Pazar günü Akay Gelinlik'e, geçtiğimiz cumartesi günü de Pronovias'a gittik. Akay'da ilk kez gelinlik deneyecek olmam sebebiyle çok çok heyecanlıydım ve önümüzde Pronovias provaları olduğu için "burada genel bir fikir edinirim sadece" düşüncesindeydim biraz. Ancak hiç öyle olmadı.

Kapıdan girer girmez galoşlarımızı giydik, benden ayrıca gelinlikleri denemeden önce ellerimi yıkamamı rica ettiler. Bence çok güzel bir düşünce, yani orada duran gelinliklerin örnek bile olsa yine de çok özel olduğunu ve hassas davranmamız gerektiğini hissettiriyor. Hemen karşılaştırma yapmak istemiyorum ama Pronovias'ta cumburlop kabine daldık ve görevli kızın o gelinlikleri bir çıkarıp geri kılıfına sokuşu var, anlatamam.. Zaten denenen gelinliklerin hepsinin bir yerleri sökülmüştü, öyle ki yere düşen bir dantel parçasını alıp çantama attımm :D

Evet Akay'da ellerimizi yıkadık, gelinlikleri seçmeye başladık. Görevli bayanın yönlendirmeleri o kadar yardımcı oldu ki.. 5-6 gelinlik seçtim sanırım ve sırayla denemeye başladım. İlk giydiğim elbise bemmmbeyaz bir gelinlikti, tek omzunda tülden bir bant vardı, o bant omzun arkasından yere kadar uzanıyordu, kumaşı danteldi. Hepimiz çok çok çoook beğendik. Bu tarz bir gelinlik daha denedim, o daha az kabarıktı, üs kısmı çok şıktı, eteğinde de farklı farklı aplikeler vardı. Annemler bu gelinliği daha çok beğendiler; fakat eteğindeki aplikeler benim içime sinmedi bir türlü. Sonuçta Akay'dan kafamızda 2-3 modelle çıktık.

Bu Cumartesi Pronovias'a gittiğimizde benim Cuma gününden hazırladığım 24 modellik listem vardı elimde. Tabi modellerin hepsini deneme niyetinde değildim; ama kız listeye bakari şunlar şunlar size uymaz, şu daha iyi oulr diye listeyi 6-7 modele indirir diye tahmin ediyordum. Peki gittiğimizde nooldu? Kız listeme baktı, "yalnız bunların çoğunluğu elimizde yok" dedi. Bir kısmı satılmış bir kısmı ise Türkiye'ye gelmemiş bile.. Zoraki, 3-4 model varmış ellerinde onları getirdi, ben denerken hiçbir yorum yapmadı, yönlendirmede bulunmadı. "Bu içimize sinmedi" diyoruz, "ben başka bir model getireyim" diyor hemen. Yani getirsin tabi de insan bir yönlendirir, bunun burası size uydu, burası uymadı, uzun gösterdi, kısa gösterdi, şişman gösterdi vs vs...

Prova yaptığımız oda deseniz minnacık, bir tane ayna var ama ben kabinden çıkıp da yüzümü annemlere dönünce ayna arkamda kalıyor. Platform zaten yok, o kadar farkettiriyor ki gelinliğin duruşunu..

Neyse, denediğimiz onca gelinlik arasında bir tanesini beğendik sonunda, resmi yandadır. Bu gelinliği duvağıyla falan beraber giydim ve gerçekten çok hoşumuza gitti. Ancaaak konu maliyete gelince, epey tuzlu çıktı.. Akay'da örneğin tek fiyat veriyor ve içine gelinlik, duvak, kese, herşey dahil. Pronovias'ta gelinlik için 4 haneli epey bir Euro istedi, duvak ayrı 3 haneli Euro, diğer herşey de ekstra işte. Sonuçta değer mi diye sorarsanız hiiiiç ama hiç değmez, kusura bakmasınlar. Maliyet konusunda bir not daha, Akay'da Eylül ayına kadar Digitürk'lülere %30 indirim var ve inanın fiyatlarda çok farkettiriyor.

Bu haftasonu ise La Bianca Butik ile randevumuz var. Orada yabancı tasarımcıların modelleri fazla olduğu için merak ediyorum. Şimdilik randevu almadığım sadece Beyaz Butik kaldı, eskiden beri önünden geçerdik hep, gitmezsem kurduğum hayallere ayıp olacak :)

Bu arada tarihimiz 2 Ekim, duyduk dumadık demeyiiiiinnn!!! :))))))))))

14 Mayıs 2010 Cuma

Müjdelere Devam

Dedim ya, Mayıs ayı güzel haberlerle, müjdelerle başladı diye, benim için de bir değişiklik gerçekleşti sonunda. 13:00-21:00 saatleri arası olan mesaim 08:30-18:00 olarak değişti. Teoride saatler bu şekilde görünse de pratikte saat 13:00'te akşam kalacak arkadaş geleceği için benim saatlerim 08:30-13:00 gibi birşey olacak.

Ben de karar verdim, taaa yılbaşında koymuş olduğum ve şimdiye kadar adlarını bile anmamış olduğum hedeflerimi artık gerçekleştireceğim. Evet! İlk olarak bir Fransızca kursuna yazılacağım. 18:30 civarı başlayan bir kurs bulursam süper olur. Öğleden sonraları da oturur çalışırım güzel güzel, ödevlerimi yaparım...

E önümüz yaz, forma girme çalışmalarına başlamalı. Şu yürüyüşleri ve yoga egzersizlerini de aksatmamak lazım.

Bi de etaminimiz var tabi.. Öyle güzel oluyor ki anlatamam. Renkler biraz soluk geldi en başta, hepsi gri tonları; fakat yanyana gelince öyle hoş bir görüntü çıktı ki ortaya. Sadece tahmin ettiğimden daha küçük oldu, ben daha gösterişli, büyüleyici olsun isterdim. Çerçeveyle falan birşeyler ayarlayacağız artık :)

Akşamlarım şimdiden doldu mu ne?? Bu gidişle yine bazı planlar sadece plan olarak kalacak...

11 Mayıs 2010 Salı

İlkler Unutulmaz

Hepimizin hayatı ilklerle dolu, kimi önemli kimi önemsiz. Bu haftasonu ben de bir ilk yaşadım, bundan sonraki hayatım boyunca benimle birlikte olacak bir ilk.

Pazar günü keyifle banyomu yapmış, Sevgilimle buluşma öncesi saçlarıma fön çekerken gördüm onu (çektiğim fön de bir işe yaramadı, dışarı adımımı attığım anda yağmur başladı!!) : İLK BEYAZ SAÇIM

Nasıl da incecik, bembeyaz ve pasparlak... Aynanın karşısında kalakaldım bir an, bir taraftan hoşuma da gitti. Dedim ki : "artık evlenme çağım gelmiş de geçiyor bile". 25 yaşımı bitirmeme 1 aydan az zaman kaldı, bu bana bir nevi, "artık aklını başına topla" uyarısı olabilir mi?

Annem de moralimi düzeltmek için "bu senin uğur saçım olsun" dedi. 30'u geçene kadar kabul, sonrasında nüfus artışına göre tekrar değerlendirme yapmak lazım...

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Mayıs ayında geldi bahar...

Bu Cumartesi itibariyle yeni bir aya merhaba dedik. 15 - 20 gündür Mayıs ayını heyecanla bekliyordum; çünkü biricik Sevgilim bugün işe başladııı!!!.... Evet, 2 hafta kadar önce artık yavaş yavaş umutlarımızın tükendiği işyerinden bir telefon aldık ve Sevgilimin işe kabul edildiğini öğrendik. Burası Sevgilimin çalışmayı çok istediği bir yerdi ve tabiki çok mutlu olduk. Böylece evimize bahar neşesi geldi!! :)

Diğer taraftan benim işimde de başka türlü bir değişiklik oldu, 13:00-21:00 olan çalışma saatlerim bu yakınlarda 8:30-18:00 olarak değişecek. E Sevgilimin de çalışma saatleri 9:00-18:00 olunca evlilik düzenimiz oturdu gibi hissettik ve hemen hayallerimizi kurmaya başladık.

Bugün Biriciğim İstanbul'da 4gün boyunca eğitime katılacak, son gün bir de sınav olacak, Cuma günü de buradaki ofisinde çalışmaya başlayacak. İstanbul'da geçireceği süre boyunca Ankara ve İstanbul yetkililerine düzenli rapor verilecekmiş.

Kolay gelsin Sevgiliiiimmm, başarılar sanaa..... Ben de tüm bunları kutlamak için ofise bir çikolata falan almak istiyorum ama naapsam naapsam acabaa???

27 Aralık 2008 Cumartesi

Bebiş Geliyoooo..


Dün çok müjdeli bir haber aldııkk, ailemize minik bir bebiş katılıyor.. :) Kuzenimin çoçuğu olacak, ben de dolaylı yoldan teyze olacağıımm.. Henüz 1 aylık bu nedenle 8 ay sonra ancak alabileceğiz kucağımıza ama şimdiden düşünmek bile heyecan verici..

Aslına bakarsanız insan birkaç yönlü düşünmeden edemiyor. Günümüz dünyasına ve şartlarına, hangi ülke olursa olsun, bir insanı daha dahil etmek, bugun yaşadıklarımızın kimbilir kaç katını yaşayacağını bilmek, küresel ısınma, kriz, kıyamet diyerek dünya bir yöne sürüklenirken, bir insanı daha bu endişelere bürümek ne kadar doğru.. Kimi zaman bencilce bile geliyor kulağa, fakat diğer taraftan da şu an tahmin bile edemeyeceğim bir duygu olduğunu ve ileride kesinlikle yaşamak istediğimi biliyorum.

Dün nedense bütün gece düşündüm, uyku tutmadı resmen, önümüzde ne kadar uzun ve güzel bir yol var. Şimdi Nişanlım askerde, Mayıs ortası/sonu gibi dönecek. Sonrasında yoğun bir düğün telaşı, bir yandan mobilya vs telaşı (ev var şimdilik), Nişanlımın iş bulma telaşı derken bir bakacağız evliyiz, düzenimizi kurmuşuz. Tabiki herkes sormaya başlayacak bebek ne zaman diye :) ikimiz için de doğru zaman gelince ailemiz büyüyecek, sonra belki daha da büyüyecek.. Kulağa masal gibi geliyor.

Umarım gerçekten masal gibi olur. Herkes bu hayata bir kez geliyor ve en güzel, en masalsı şekilde yaşamak herkesin hakkı. Zorluklar olacak mecbur; ama onlar olmadan da güzelliklerin tadı çıkmaz değil mi?

Dilerim 2009'da herkes gönlünden geçen masalı yaşar :))